Monday, June 23, 2014

Bir başka NSA yazısı

Son zamanlarda fazlaca NSA ile ilgili istediğimden fazla yazar oldum, hoşuma gitmese de bunu da paylaşmam lazım. Bir de bu aralar trafik kazası geçirirsem “NSA ile ilgili yazıyordu, susturdular” gibi arkamda gizemli bir söylenti de bırakabilirim.


Şekil 1: NSA logosu


Snowden tarafından yayınlanan belgelerin içerisinde yer alan bilgilere göre Rampart-A projesi kampasamında A.B.D istihbarat kuruluşu NSA dünyanın çeşitli ülkelerinde yerel kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak fiberoptik kablolar üzerinde dinleme yapıyormuş.


Şekil 2: RAPMART-A dahilinde iş birliği yapılan ülkelerin listesi

Açıklanan rakamlara göre bu dinlemeler sonucunda ele geçirilen veri saniyede 3 Terabayt civarındaymış. Bunu evinizdeki bağlantıyla karşılaştırabilmeniz açısından: 3 Tbps = 3.071 Gbps = 3.145.728 Mbps diyebiliriz.


Bu program çerçevesinde dinleme yapılan fiber optik kablo üzerine ve yerel kurum ve kuruluşlar ile yapılan anlaşmalar doğrultusunda mülkiyeti ve yönetimi A.B.D.’ye ait cihazlar yerleştirilmiş. Dünya genelinde 13 noktaya konumlandırılan bu cihazların 9 tanesi 2013 yılında (Snowden’in henüz bilgilere ulaşabildiği dönemde) aktifmiş. AZUREPHOENIX, SPINNERET ve MOONLIGHTPATH kod adlarıyla faaliyet gösteren en önemli 3 noktanın 70’ten fazla farklı ağ ve kablodan bilgi topladığı berlitilmiş.


Şekil 3: Sızdırılan sunumdan bir görüntü



Fiberoptik kablo dediğimde gözünüzde evinize gelen kablo veya sistem odasında kullanılan LC/SC türü kablolar canlanmasın. Burada sözü edilen kablolar ulusal ve uluslararası düzeyde çalışan kablolardır.

Şekil 4: Sızdırılan sunumda yer alan "mevcut ve planlanan fiberoptik kablolar" slaytı

Not:Yazının ismi Google translate kullananlara kolaylık sağlamak için seçilmiştir :)

NSA sunucuları listesi

Alman Der Spiegel dergisi tarafından yayınlanan NSA sunucularının IP adreslerinin listesi. 




Kurumsal ağa doğru veya kurumsal ağdan bu IP'lerle olan trafiği yasaklamakta fayda var. Özellikle kamu kurumlarda geçmişe dönük loglara bakıp bu IP'lere doğru bir trafik olduysa tespit etmek çok önemli. 


Kaynak: http://www.spiegel.de/media/media-34056.pdf

PROJE KODU IP ADRESİ ÜLKE
ACRIDMINI           146.185.26.163    İngiltere
BALLOONKNOT         176.249.28.104    İngiltere
APERTURESCIENCE   212.118.232.104 İngiltere
CROSSEYEDSLOTH    212.118.232.184 İngiltere
KOALAPUNCH          212.118.232.50    İngiltere
WAXTITAN            31.6.17.94        İzlanda
LUTEUSICARUS      37.130.229.100 İngiltere
MAGNUMOPUS        37.130.229.101 İngiltere
MURPHYSLAW          37.220.10.28      İngiltere
WILDCOUGAR          80.84.63.242      İngiltere
MAGNUMOPUS          84.45.121.218     İngiltere
CROSSEYEDSLOTH    85.237.211.177 İngiltere
HEADMOVIES        85.237.211.198 İngiltere
APERTURESCIENCE     85.237.212.52    İngiltere
DARKFIRE            94.229.78.58      İngiltere
SHARPSHADOW         184.154.95.24     A.B.D.
WILDCHOCOBO       198.105.215.147 A.B.D.
SCREAMINGHARPY    198.144.105.223 A.B.D.
DARKTHUNDER       198.144.107.244                   
POTBED              198.144.107.45                      
MURPYSLAW           199.127.100.25    A.B.D.
DARKTHUNDER       216.172.135.105                   
SCREAMINGHARPY    216.172.135.136                   
SHAREDTAFFY         37.72.168.84      Hollanda
CHOCOLATESHIP     50.115.118.140 A.B.D.
LUTEUSICARUS      50.115.119.172 A.B.D.
WAXTITAN            64.9.146.208      A.B.D.
WAXTITAN            65.49.68.162      A.B.D.
WHISTLINGDIXIE      68.68.107.164     A.B.D.
CHAOSOVERLORD       68.68.108.69      A.B.D.
JEEPFLEA            69.175.29.74      A.B.D.

Sunday, June 15, 2014

NSA, TEMPEST, COMSEC ve İsrail'li Profesör

İngilizcesi "air-gap" olarak bilinen ve özünde korumaya çalıştığımız ağ veya sistem ile internet arasında bir "hava boşluğu" oluşturmak üzerine kurulu olan yaklaşımın son zamanlarda çeşitli şekillerde atlatılabildiği ortaya çıkmaktadır. Son olarak İsrail'de Ben-Gurion Üniversitesi Profesörlerinden Yuval Elovici bu konuda yeni bir yöntem ortaya koydu. 

Hava boşluğu yaklaşımı günümüzde aşağıdaki gibi önemli ağ ve sistemleri korumak için kullanılmaktadır:

  • Askeri/Hükümet sistemlerin güvenliği
  • Finansal/Bankacılık sistemlerin güvenliği
  • SCADA sistemleri gibi altyapı kontrolü için kullanılan sistemlerin güvenliği
  • Nükleer tesis bilgisayar sistemleri
  • Uçuş ve uçuş kontrol sistemleri
  • Bilgisayar destekli tıbbi cihazların güvenliği


Özel geliştirilmiş zararlı yazılımların megastar'ı olan Stuxnet'in hava boşluğunu USB bellek gibi taşınabilir depolama aygıtları sayesinde aştığını biliyoruz. Bu sefer ortaya konulan araştırma sonuçları ise hava boşuluğu ile sağlanan güvenliğin sistemlerin yaydığı elektromanyetik dalgalar kullanılarak atlatılabildiğini göstermektedir. 


Şekil 1: Stuxnet (temsili)

NSA'in COMSEC (Communication Security - iletişim güvenliği) altında ve "TEMPEST" kod adıyla bilinen bir program kapsamında sistemlerin yaydığı elektro-manyetik sinyallerin yakalanarak işlenmesi ve düşmanın da kendi elektro-manyetik sinyallerini yakalamasını engellemek üzerine çalıştığını biliyoruz. 

Geçtiğimiz se
nenin sonlarında Almanya'da bir araştırma biriminin iki adet Lenovo T400 laptop arasında, sadece fabrika çıkışı mikrofon ve hoparlörleri kullanarak veri alışverişi yapabilmiş olması IP dışında yöntemlerin veri sızdırılması için kullanılmasını gündeme getirmişti. Bağlantı hızı saniyede 20 bit ve uzaklık 19 metre idi ama pek çok kişinin aklında soru işaretleri oluşturmaya yetecek kadar önemli bir gelişmeydi. Bu gelişme üzerine TEMPEST'in önemi bir kez daha anlaşılmıştı. 

TEMPEST standartlarının gizli olarak sınıflandırılmış olması sebebiyle bu konuda çok detaylı bilgiye sahip değiliz, ancak NATO'nun kendi TEMPEST standartları 3 temel koruma düzeyi belirlemektedir. Bunlar; NATO SDIP-27 seviye A, B ve C (NATO SDIP-27 Level A, B and C) olarak bilinmektedir. C seviyesi düşmanın korunmassı gereken sisteme 100 metreden fazla yaklaşamadığı senaryolara göre hazırlanmıştır ve A ve B seviyelerine göre biraz daha rahattır. B seviyesi ise düşman ile en az 20 metre mesafe olan durumlara göre düzenlenmiştir. NATO SDIP-27 seviye A ise düşmanın korunması gereken sistemlere 1 metre kadar yaklaşabileceği durumlara göre hazırlanmıştır. 

Geçtiğimiz hafta ise Profesör Elovici hava boşluğu ile korunan sistemler için cep telefonlarının bir tehdit oluşturduğunu ortaya koydu. 

Oltalama (phishing) saldırısı ile akıllı telefona bulaştırılan bir zararlı yazılım bulaştığı telefonun bulunduğu ortamlarda havadaki elektro-manyetik sinyalleri taramaya başlıyor. 
Zararlı yazılım havada tespit ettiği sinyallere müdahale ederek hedef sisteme bir zararlı yazılım yüklenmesini sağlıyor. Yüklediği zararlı yazılım ile telefon arasında radyo sinyalleri kullanan bir ağ oluşturan zararlı hedef sistemden elde ettiği bilgileri cep telefonunun bağlantılarını kullanarak dışarıya aktarmakta ve aynı şekilde talimatları telefon üzerinden almaktadır. Bu saldırının teknik detaylarına tümüyle hakim olmamamıza karşılık hedef sistemin ekran kartının ve monitörünün kullanıldığını biliyoruz. 


Şekil 2: Prof. Elovici ve Ben-Gurion ÜniversitesiAraştırmacıları saldırı hakkında İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'e saldırı hakkında bilgi veriyor. (photo credit: BGU)

Profesör Elovici bu saldırılara karşı şu anda tek etkin yöntemin telefonları kapatmak olduğunu belirtiyor ancak günümüzde bunun ne kadar uygulanabilir bir çözüm olduğu tartışılır. 


Ülkemizde de Aselsan tarafından üretilen SAHAB (2180 Sanal Hava Boşluğu Sistemi) benzeri sistemler aklınıza gelebilir ancak buradaki saldırının kurumsal ağa bağlı olmayan (telefon) bir sistem ve IP protokolleri kullanılmadan (elektro-manyetik sinyaller) yapıldığı için bu çözümler yetersiz kalmaktadır. 


Kurum içerisinde cep telefonu kullanımının sınırlandırılması ve hava boşluğu ile korunan sistemlerin duvarlara, pencerelere ve internete bağlı diğer sistemlere olan uzaklığının denetlenmesi bu tür saldırıların engellenmesi için geçerli önlemlerin başında gelmektedir. 

Sunday, May 25, 2014

SNMP Tehlikesi: Yalnız (161) yazı ile yüzaltmışbir

Saldırganların DDoS (Distributed Denial of Service - Dağıtık Hizmet Dışı Bırakma) saldırılarının etkisini arttırmak için DNS ve NTP sunucularından sonra SNMP protokolünü de kullanmaya başladıklarını görüyoruz.

DDoS saldırının etkisi yükseltmek için sadece DNS, NTP veya SNMP kullanılmayabilir. İstek göndermeye imkan veren, bu isteğin gönderildiği IP adresini denetleyemeyen ve isteğe oranla daha büyük bir paketle cevap veren bütün protokol ve sunucular DDoS saldırılarının etkisi arttırmak (DDoS amplification) için kullanılabilir.

SNMP protokolünün DDoS saldırılarında nasıl kullanıldığını anlatan sayısız makaleden birini okurken aklıma temel sızma eğitimi testlerinde gösterilen SNMP üzerinden bilgi alma yöntemleri geldi.

SNMP (Simple Network Management Protocol), ağ üzerindeki cihazlardan bilgi toplamak için kullanılan bir protokoldür. Sunuculardan switchlere, routerlardan yazıcılara kadar ağ üzerinde bulunan pek çok cihaza ait bilgilerin kolayca toplanmasına imkan veren bir protokoldür.

Şekil 1: Nijerya'da SNMP ile bilgi paylaşan bir cihaz (temsili)

Hedefi bulmak

Bu yazıyı hazırlamak için “uzak bir ülkeyi” tercih ettim. Bu işlemi sadece bilgi toplamak için ve hali hazırda paylaşmadıkları bilgilere ulaşmak için yaptığımdan vicdanım rahat. Nijerya’da IP adreslerini seçmiş olmam ise vicdanımı, nedense, bir miktar daha rahatlatıyor.

Eski dostumuz Google’a “Nijerya’daki internet servis sağlayıcılarına atanmış IP adreslerini” sordum. Aşağıdaki listeye ulaştım.

Şekil 2: Nijerya'daki internet servis sağlayıcılarına tahsis edilmiş IP adresleri

SNMP Bulmak

SNMP genelde 161 numaralı UDP portunda çalıştığı için NMAP kullanarak tespit etmek oldukça kolay oldu. Aşağıdaki komutta verdiğim IP aralığına UDP taraması (-sU) yapılmasını ve sadece 161 numaralı portun test edilmesini (-p161) istedim.

Şekil 3: NMAP ile SNMP hizmeti tespit etmek

Bu IP aralığında UDP 161 portu açık olan birkaç makine buldum ve içlerinden birine daha yakından bakmaya karar verdim.

Yüzaltmışbir
SNMP konusunda yakından bakmak için kullanılabilecek araçlardan birisi OneSixtyOne’dir. OneSixtyOne Kali Linux ile birlikte gelmektedir, ancak bunu ayrıca yüklemek isterseniz https://labs.portcullis.co.uk/tools/onesixtyone/ adresinden de indirebilirsiniz.

Gördüğünüz gibi bazı parametreleri ayarlamamıza imkan veren bir komut satırı var.
Şekil 4: Onesixtyone


Bizim için en önemli olanlar "–c" ile belirttiğimiz sözlük (denenecek “community” isimlerinin listesi) ve  "–i" ile belirttiğimiz hedeflerdir. Sıkça kullanılan SNMP community isimlerinin listelerini internette kolayca bulabilirsiniz.

OneSixtyOne bize bu cihazın Cisco marka olduğu bilgisini veriyor. Bunun yanında yazılım sürümü ve tarihi hakkında da bilgi ediniyoruz.
Şekil 5: Onesixtyone çıktısı

SNMP ile bilgi almak için kullanabileceğimiz bir diğer araç ise snmpcheck’tir. Snmpcheck Kali Linux üzerinde bulunmaktadır ancak özünde Perl dilinde yazılmış bir betik’tir (bkz. Script), kaynak koduna http://www.nothink.org/codes/snmpcheck/snmpcheck-1.8.pl adresinden ulaşabilirsiniz.

Şekil 6: snmpcheck

Snmpcheck ile bulduğumuz hedefe bakıyoruz.

Şekil 7: snmpcheck çıktısı

Snmpcheck bize, SNMP hizmetinin 106 gündür ayakta olduğu, bu cihazla ilgili iletişime geçebileceğimiz Ağ Operasyon Merkezinin (Network Operation Center  - NOC) adresini ve telefon numarası gibi ek bilgiler veriyor.

Bunların yanında snmpcheck kullanarak elde edilen önemli bilgiler var.

Şekil 8: snmpcheck çıktısında arayüz, IP adresi ve VLAN bilgileri

Cihazın arayüz bilgileri, IP adresi, bağlantı hızı, VLAN bilgisi gibi bilgilerin ulaşılabilir olduğu görülmektedir.

Şekil 9: snmpcheck çıktısı (devamı) cihaz üzerindeki aktif TCP ve UDP bağlantıları


SNMP dost mu, düşman mı?


Görüldüğü gibi ağınızda açık olabilecek SNMP hizmeti saldırganlar tarafından başka hedeflere DDoS saldırısı yapmak için ve ağ yapınız hakkında önemli bilgilere ulaşmak için kullanılabilir. 
Her iki duruma da imkan vermemek için ilk yapılması gereken şey ağınızdaki açık SNMP hizmetlerinin listesini çıkartmak olacaktır. Bu sayede ihtiyacınız olmadığı halde açık olan hizmetleri tespit edip kapatabilirsiniz. SNMP hizmetine gerçekten ihtiyaç duyduğunuz noktalarda ise cihaz üreticilerinin tavsiye ettiği güvenlik önlemlerini almanızda fayda var. 

Monday, May 12, 2014

iPhone Virüsünü takdimimdir

Steve Jobs konusunda insanlar ikiye ayrılır, ondan nefret edenler ve onu tanımayanlar. Bu tür şakalara neden olan ise rahmetlinin alışılmışın biraz dışındaki kişiliği ve iş yapma mantığı olsa gerek. Apple olarak telefon pazarını ele geçirdiklerinde Apple Store tarafından uygulanan sıkı politikalar bir çok kişi tarafından olumsuz bir özellik olarak algılandı. Kısa sürede ise iPhone’ları Apple Store’a bağımlılıktan kurtaran “Jailbreak” (kırma) yöntemleri ortaya çıktı.

Jailbreak işleminden önce iPhone (temsili)

Tasarımı, Apple markasının temsil ettikleri veya sadece “herkeste olduğu için” bu cihazı tercih eden bazı kullanıcılar ise bu kapalı ekosistemden kurtulmayı tercih etti. Gerek arka planı kişiselleştirmek, gerekse bazı cihaz ayarlarını daha kolay yapabilmek veya sadece Cydia mağazasındaki uygulamalara ulaşabilmek için bazı kullanıcılar cihazları üzerinde kilit kırma işlemini gerçekleştirdiler.

Jailbreak işleminden sonra iPhone (temsili)

Bu işlemin cihaz güvenliği üzerindeki olumsuz etkileri konusunda teorik olarak anlatılan o kadar şeye rağmen ne yazık ki her yeni iOS sürümü beraberinde yeni bir “Jailbreak” getirdi. Sonunda iş teoriden çıkıp, “bir musibet, bin nasihatten iyidir” noktasına geldi galiba.

17 Nisan 2014 günü Reddit kullanıcıları arasında konuşulmaya başlayan “Unfold Baby Panda” olarak adlandırılan zararlı yazılımın özellikle kilidi kırılmış iPhone’ları hedef aldığı görülmektedir.

“Jailbreak” olarak adlandırılan ve iPhone’a Apple Store dışındaki kaynaklardan da yazılım yüklemeye izin veren “kilit açma işlemi” gerçekleştirilmiş iPhone’lara bulaşan zararlı yazılım cihaz üzerinden geçen SSL trafiğini dinliyor. Bu yazılımı yapanların amaçlarının kullanıcıların Apple bünyesinde kullandıkları “Apple-ID” bilgilerini çalmak olduğu düşünülmektedir.

Zararlı yazılımın tüm özellikleri henüz bilinmese de kullanıcı bilgilerini çalmak dışında da eylemleri olabileceği tahmin edilmektedir. Zararlının kullandığı dosyaların (şu anda bilinenler Unflod.dylib/framework.dylib dır) silinmesi ve bu işlem sonrası Apple kullanıcı bilgilerinizi değiştirmenin faydalı olabileceği düşünülmektedir. Ancak tam bir temizlik için cihazın “jailbreak” durumundan çıkartılıp eski haline getirilmesi tavsiye edilmektedir.

Fırsat bulmuşken, “rootlanmış” Android cihazların da benzer şekilde tehlike yarattığını hatırlatmak isterim.


MITRE ATT&CK Gerçek Hayatta Ne İşimize Yarar?

  Rusya kaynaklı siber saldırılar webinarı sırasında üzerinde durduğum önemli bir çalışma vardı. MITRE ATT&CK matrisini ele alıp hangi...