Showing posts with label McAfee. Show all posts
Showing posts with label McAfee. Show all posts

Saturday, January 5, 2013

Derin İnternet


Deepnet, underweb veya hidden web olarak da bilinen, Türkçeye “derin internet” olarak da çevirebileceğimiz (derin devlet gibi oldu) bu yapı, internetin arama motorları tarafından endekslenmeyen kısmıdır.

McAfee Şili’de araştırmacı olarak çalışan Alfonso A. Kejaya Muñoz derin internetin; internette yayınlanan ama teknik nedenlerden dolayı arama motorlarınca endekslenmeyen çok miktarda veriden oluştuğunu belirtiyor. Araştırmacı, derin internetin toplam internetin %90’nını oluşturabileceğini söylüyor.

Derin internette neler var?
Derin internet tanımını ilk defa duyanların aklına ilk gelen soruyu hemen yanıtlayayım: 
Aklınıza ne geliyorsa.

Derinlerde çevrilen işlere bazı örnekler şunlar olacaktır;
  • Uyuşturucu madde satışı
  • Silah satışı
  • Çocuk pornosu
  • Hassas bilgilerin sızdırılması
  • Para aklama örgütleri
  • Telif hakkı ihlali yapanlar
  • Kredi kartı ve kimlik bilgilerinin paylaşımı ve satışı


Derin internette Bitcoin ile silah satışı yapan bir site (Kaynak: Gizmodo)


Bu sayfaları saklamak için öncelikle arama motorlarınca endekslenmelerini önleyen suçlular daha sonra çeşitli yöntemlerle bu sitelere “müşterilerinin” ulaşmalarını sağlamaktalar. 
Bu yöntemler arasında;
  • Site içi arama kutucuğunda “parola” olarak kullanılan belirli bir sözcüğün aranmasıyla sayfanın getirilmesi
  • Sayfanın kodu içerisine “yorum” olarak mesaj eklemek. Böylece mesaj sayfa normal şekilde görüntülendiğinde görülmez, kaynak kod incelendiğinde ortaya çıkar. Mesajı şifrelemek ikinci bir saklama katmanı olabilir. Sayfanın kaynak koduna bakarsanız tam bu satırın altında www.portakalagaci.com'dan alınmış bir etli kurufasülye tarifini bulabilirsiniz. 
  • Link verilmeden bir alt domain oluşturmak
  • HTTP başlıklarını kullanarak sitenin farklı sürümlerini yayınlamak
  • İnternete yüklenen ama hiç bir sayfada kullanılmayan resimler

Yasadışı işleri çevirenler dışında derin interneti oluşturan diğer unsurlar oldukça masumdur. 
Wikipedia derin internet bileşenlerini aşağıdaki sınıflara ayırmaktadır.

Dinamik içerik: Bir arama veya form sonucunda oluşturulup kullanıcıya sunulan sayfalar. Formlarda sadece metin girilen alanlar olması sitenin yapısı hakkında bilginiz olmadan sitenin içeriğini tam olarak görüntülemenizi zorlaştırmaktadır.

Link verilmeyen sayfalar: Başka bir yerden bağlantısı olmayan siteleri arama motorları bulmakta zorlanabilir. Bu nedenle arama motorları tarafından endekslenmiyor olabilir.
Erişim şekline göre değişen siteler: Erişim için kullanılan IP adresine veya gelmek için kullanılan bağlantıya göre değişen siteler.

Erişimin teknik olarak sınırlandırıldığı siteler/sayfalar: Arama motoru robotlarının veri almasını engelleyen, giriş için CAPTCHA kullanan sayfalar veya HTTP başlığı ile cache işlemini engelleyen siteler.

Script ile oluşturulan sayfalar: Javascript gibi bir betik dili kullanılarak oluşturulan sayfalar.

Farklı dosya uzantıları: Arama motorları tarafından endekslenmeyen dosya türlerinden oluşan sayfalar.

Farklı protokoller: FTP gibi HTTP veya HTTPS dışında bir protokol kullanan sayfalar.

Kıyıda köşede kalmış ve genellikle sistemler tarafından oluşturulan çok anlamlı olmayan siteler dışında kalan derin internet mutlaka uzak durulması gereken bir yapıdır. 
Burada safça “benim çocuk pornosuyla ne işim olur?” diye düşünüyor olabilirsiniz ama başkalarının sizin sistemlerinizi (laptop, sunucu, tablet bilgisayar, vs.) bu tür şeylere kimliğini gizleyerek ulaşmak için kullanabilir.

Evdeki sistemleriniz üzerinden bu tür "insanlara" "hizmet" (insan demeye dilim varmadığı için tırnak içine aldım) vermemek için alınabilecek bazı tedbirler şunlardır;
  • Lisanslı işletim sistemi kullanmak
  • İşletim sistemini güncel tutmak
  • Anti-virüs kullanmak
  • Anti-virüsü güncellemek


Şirket ağında ise bunlara ek olarak şirketten çıkan internet trafiğini incelemek faydalı olacaktır.
Derin internetin yasadışı tarafına erişmek için proxyler veya TOR gibi ağlar kullanılmaktadır. Şirket ağında TOR benzeri ağlara üye makinelerin bulunması için çıkan internet trafiğinin incelenmesi faydalı olacaktır. Bu çalışma aynı zamanda botnet üyesi veya üzerinde malware bulunan makinelerin de tespit edilmesini sağlayacaktır. 

Thursday, December 27, 2012

McAfee'den 2013 yılı tahminleri

Gazetelerde yayınlanan “2013 yılı Kova burcunun yılı olacak” türü yazıların bizdeki karşılığı gibi düşünebileceğimiz 2013 yılı tahminleri üreticiler tarafından yayınlanmaya başladı. McAfee 2013 yılı tehditlerini derlediği raporunu bugün yayınladı, raporun ana başlıklarını paylaşıyorum.

Mobil cihazlara bulaşan zararlıların kullanıcı bilgilerini ve fotoğraflarını çalmasına neredeyse alıştık. 2013 yılında ise bulaştığı cihaz üzerinden izinsiz olarak başka uygulamalar satın alan zararlı yazılımlar göreceğiz.

Mobil cihazlara bulaşan zararlılar NFC (Near Field Communication – Yakın Alan İletişimi) yardımıyla ödeme yapmaya imkan veren veya mobil operatörler tarafından verilen “akıllı cüzdan” hizmetlerini kullanarak kurbanın parasını da çalabilirler.

Zararlı yazılımların mobil cihazların işletim sistemleri için yayınlanan güvenlik güncellemelerinin yapılmasını önleyebilecekleri de düşünülmektedir.

Zararlı yazılımların MAC OS sürümlerinin de daha sık görülebileceği belirtilmektedir.

“Ransomware” (fidye isteme yazılımı) olarak da adlandırılan yazılımlar kurbanın verilerini silmek yerine bunları oldukları yerde şifrelemekte ve belirlenen ödeme yapıldıktan sonra şifreyi çözmektedirler. Bu saldırı türünün mobil cihazlara taşınacağı düşünülmektedir.

Kullanılan güvenlik yazılımları ile birlikte güvenlik seviyesinin artması zararlı yazılımların ve saldırıların BIOS gibi işletim sisteminin altındaki katmanları hedef almasına neden olmuştur. Bu zararlıların sayısında artış görülecektir.

Windows 8’e özel olarak yayınlanmış zararlı yazılımların sayısında artış görülecektir.

Zararlı yazılımlar bir süredir bulaştıkları sistemlere zarar vermek yerine kullanıcı bilgilerini çalmak veya sistem kaynaklarını saldırganların amaçlarına göre kullanmayı amaçlıyordu. Son zamanlarda incelenen bazı saldırılarda ise zararlının amacının sistemi tamamen yok etmek olduğu görülmüştür. Bu yaklaşımın 2013 yılında yaygınlaşacağı düşünülmektedir.

“Citadel” olarak adlandırılan zararlı yazılımın (trojan türüdür) daha da yayılacağı öngörülmektedir. Ek bilgi olarak; “Citadel” ülkemizde henüz “Zeus” ve türevleri kadar yaygın değildir.

HTML5’in internet sitelerine kazandırdığı pek çok yeni özellik beraberinde yeni saldırı vektörlerini de getirmiştir. Saldırganlar HTML5’te bulunan açıklardan faydalanabilecekleri gibi, HTML5’i bir saldırı platformu olarak da kullanabilmektedirler.

DDoS (Distributed Denial of Service) ve spam amacıyla kullanılan botnet’lerin sayısının artacağı düşünülmektedir.

SMS spam ile spam’in yeni bir boyut kazanabileceği kaydedilmektedir.

Uzun süredir forumlar gibi nispeten kapalı ortamlarda hizmetlerini satışa sunan saldırganlar bunu bir iş modelini dökmeye başlamışlardır. Profesyonelce hazırlanmış siteler üzerinden DDoS saldırısı veya rootkit almak artık mümkündür. Bu sitelerin sayısı önümüzdeki yıl artacaktır.

Son operasyonlarını doğru koordine edemeyen ve bu operasyonların amaçlarını da net bir şekilde ifade edemeyen Anonymous’un sempatizanlarının bir kısmını kaybettiği düşünülmektedir.

Kurban veya saldırgan olarak devletlerin siber suç ortamında daha aktif rol alacağı düşünülmektedir.

Raporun ana başlıkları bu şekildedir. Detaylı bilgi için rapora http://www.mcafee.com/us/resources/reports/rp-threat-predictions-2013.pdf adresinden ulaşılabilir.

Güvenli parola kullanımı için 15 öneri


2012 yılının Temmuz ayında kendine “D33D” diyen bir grup korsan Yahoo Voice ve Gmail gibi hizmetlerin kullanıcılarına ait yaklaşık 450,000 parola yayınladı. Güvenlik ihlalinin ötesinde bu olay bize kullanıcıların parola seçimlerinde ne kadar özensiz olduğu bir kez daha göstermiş oldu.



Bir CNET çalışanın yayınlanan parolalar üzerinde yaptığı analizin sonuçları aşağıdaki şekilde bloglarda geniş yakın bulmuştu;

2,295: “123456” gibi ardışık rakamlardan oluşan parola kullananların sayısı
160: parola olarak “111111” kullananların sayısı, ayrıca 71 kişinin parolası “000000” olarak seçilmiş
780: “password” kelimesini şifre olarak kullananlar
233: asgari güvenli şifre şartlarına uymak amacıyla “password” kelimesinin sonuna rastgele rakam ekleyenler
437: “welcome” kelimesini parola olarak kullananların sayısı
333: “ninja” kelimesini parola olarak kullananlar
137,559: yayınlanan Yahoo kullanıcı adı ve parolalarının sayısı
106,873: yayınlanan Gmail kullanıcı adı ve parolalarının sayısı

McAfee’nin Blog sayfasına yazan Robert Siciliano yukarıdaki bilgilerin ışığında aşağıdaki bilgileri ve önerileri paylaşmıştır.

Kullanıcı adı ve parolalara yönelik saldırılar

Sözlük saldırıları: 
Bu saldırılar belli bir sözlük içerisinde bulunan kelimelerin bir yazılım yardımıyla sırayla denenmesine dayanır. Bunlara karşı alınabilecek basit önlemlerin başında “qwerty” veya “asdfg” gibi ardışık klavye karakterlerini veya sözlükte bulunan kelimeleri parola olarak kullanmamaktır.

Güvenlik sorusunu yanıtlamak:
Bazı sitelerde “şifremi unuttum” seçeneğini tıklamak karşımıza kullanıcı tarafından tanımlanmış bir “güvenlik sorusu” getirir. Bu sorunun cevabı kişisel olsa bile özellikle sosyal medyayı aktif olarak kullanan kurbanlar hakkında detaylı bilgi toplayabilen saldırganlar tarafından da tahmin edilebilmektedir.

Basit parola kullanmak:
Geçtiğimiz yıl yayınlanan 32 milyonu aşkın kullanıcı adı ve parola içerisinde en çok kullanılan parolanın “123456” olduğu, ikinci olarak en yaygın kullanılanın ise “12345” olduğu görülmektedir. Bunları “111111” ve “qwerty” gibi diğer basit parolalar kullanılmaktadır.

Aynı parolayı birden fazla sitede kullanmak: 
Yayınlanan parolalarda kurbanların, eposta, bankacılık, online alışveriş siteleri gibi farklı sitelerde aynı parolayı kullanma oranlarının %31 olduğunu görüyoruz. Bu sayede kurbanın parolasına basit bir forum gibi daha az korunan site üzerinden erişebilen saldırganlar daha ciddi  diyebileceğimiz online alışveriş siteleri üzerinden kurbanı mağdur edebilmektedir.

Sosyal mühendislik: 
Parolayı doğrudan kurbana söyletebilmek için kullanılabilecek onlarca farklı sosyal mühendislik yöntemi vardır. Bu nedenle parolanızın ve parolanızla ilgili her şeyin çok özel olduğunu hatırlamakta fayda var.

Parola güvenliğini sağlamak için öneriler

    1.          Her sitede farklı bir parola kullanın
    2.            Parolanızı yazarken kimsenin sizi izlemediğinden emin olun
    3.      Kısa süreliğine de olsa bilgisayarınızın başından kalktığınızda mutlaka kilitleyin. Oturum açıkken parolanızı çalmak, değiştirmek veya bilgisayarınızda yeni bir kullanıcı tanımlamak sadece bir iki dakika sürer.
    4.      “Keylogger” olarak da adlandırılan ve klavye üzerinde basılan her tuşu kaydedip bu bilgiyi dışarıya gönderen yazılımlara karşı gerekli önlemleri alın. Bunun için öncelikle bu tür yazılımları tespit edecek güvenlik yazılımlarının kurulması ve sürekli güncel tutulması önemlidir.
    5.           İnternet kafelerde, okulda veya bir arkadaşınızın evinde, size ait olmayan veya ne kadar güvenilir olduğunu bilmediğiniz bilgisayarlarda parolanızı yazmayın.
    6.      Kafeler gibi halka açık yerlerde güvenilir olmayan bir kablosuz ağ bağlantısı kullanıyorken parolanızı yazmayın. (bkz. bir önceki yazı)
    7.          Parolanızı kimseye söylemeyin. Bugün arkadaşınız olan birisi yarın bunu farklı bir amaç için kullanabilir. Parolanızı bilen tek kişi olmanız parola güvenliği için çok önemlidir.
    8.      Parolalarınızı düzenli olarak değiştirin. Mümkünse aynı parolayı bir yıldan kısa süre içerisinde tekrar kullanmayın.
    9.      Büyük harf, küçük harf, rakam ve sembolden oluşan en az 8 karakterli parolalar kullanın.
    10.      Parolanız kolay hatırlanabilir ama zor tahmin edilir olsun.
    11.      Parolayı klavyeye çizin. Örneğin: “!2wsxdr5&” gibi, dikkatli bakarsanız bir “V” harfi çiziyor
    12.      Kısa cümleler kullanabilirsiniz. Örneğin: “Te!ef10V@r!” veya “1kiL0@yeter”
    13.      Parolanızı bir yere yazabilirsiniz ama bunu bilgisayarınızdan uzakta, başka notlar ile karışık olarak ve parola olduğu anlaşılmayacak şekilde yaptığınızdan emin olun.
    14.      Parolanızı hatırlamanıza yarayacak bir kopya hazırlayabilirsiniz. Yukarıdaki örneklere istinaden: “Ne var?” (Cevap: “Te!ef10V@r!”)
    15.     Çoğu site parolanızın ne kadar güvenli olduğu konusunda size bilgi verecektir. Emin olmadığınız durumlarda internette arayarak parola kontrolü yapan siteler bulabilirsiniz.
Kaynak: http://blogs.mcafee.com/consumer-threat-alerts/yahoo-hacked-15-tips-to-better-password-security

MITRE ATT&CK Gerçek Hayatta Ne İşimize Yarar?

  Rusya kaynaklı siber saldırılar webinarı sırasında üzerinde durduğum önemli bir çalışma vardı. MITRE ATT&CK matrisini ele alıp hangi...